MHP’li Yılık: Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak çağdaş bir toplum olmanın gereğidir

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, ”Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak çağdaş bir toplum olmanın gereğidir. Engelli bireylerimizin sağlık, sosyal hayata katılım ve istihdam gibi yaşamsal hizmetlerden tam ve eksiksiz faydalanmaları en temel insan hakkı olarak görülmelidir. Engellilerimizin ve ailelerinin yaşam kalitesini arttırmak, geleceğe güvenle ve umutla bakabilecekleri yarınları inşa etmek toplumumuzun öncelikli gündemi olmalıdır.” dedi

MHP’li Yılık: Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak çağdaş bir toplum olmanın gereğidir

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çankırı Milletvekili Pelin Yılık 3 Aralık Dünya Engelliler Günü hakkında gündem dışı konuştu.

MHP’li Yılık’ın açıklaması şu şekilde;

Bugün dikkatlerinizi engelli kardeşlerimin ihtiyaç ve beklentilerine çekmek istiyorum. Dünya üzerinde birçok engelli kardeşimiz bağımsız bir yaşam için mücadele etmekte ve yaşamlarında birçok zorlukla karşı karşıya gelmektedirler. Engelli olma hâli talihsiz ve farklı bir durum olarak değerlendirilmektedir. Toplum tarafından geliştirilen bu gibi tutumlar engelli bireylerin sosyal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda katılamamasına neden olmakta, günlük hayata tam ve etkin katılımını olumsuz yönde etkilemektedir.

“Engel” kavramı sadece bireyi ilgilendirmez çünkü engelli bireyler sosyal ortamda toplumdan dışlanma, ayrımcılık ve önyargılar gibi başka engellerle karşılaşmaktadır. Bu durum toplumda diğer bireylerin erişebildiği imkânlara erişememe sorununu beraberinde getirmekteyken, kadınlar bu durum için daha da eşit olmayan koşullarda yer almaktadır. Özel gereksinimli bireylerimiz için gerçekleştirdiğimiz tüm çabaların özünde kendi bağımsızlıklarını kazanmaları ve kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri hedefi yer almalıdır. Bu nedenle, engelli bireylerimizin ihtiyaçları mümkün olduğu kadar gündemde tutulmalı ve bu konudaki toplumsal hassasiyetin güçlendirilmesi gereklidir çünkü engellilik sadece bir sağlık sorunu değil; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve hukuki yönleri bulunan çok boyutlu bir konudur. Sorunların çözümü anlamında da toplumun tüm kesimleri üzerine düşen sorumluluğu almalıdır. Engelli bireylerimizin insan haklarının korunması, bu bağlamda engelli bireylere uygulanan ayrımcılığın ortadan kaldırılmasıyla yakından ilişkilidir. Burada söz konusu edilen ayrımcılık toplumsal alanlarda, sosyal yaşama katılımda, kamusal düzenlemelerde her boyutuyla engellilerin hesaba katılmamasıdır. Engelli kardeşlerimizle ilgili atılan adımların siyasetçilerin her daim samimiyetle sahiplenmesi gereklidir. Engelli bireylerimizin mesleki eğitimler alması, istihdama katılmaları onları çalışan bireyler olarak değerli hissettirecek toplumla bütünleştirecektir çünkü çalışmanın bireye sağladığı tatmin duygusu engellilerin kendilerini topluma faydalı kişiler olarak görmelerini, kendi kendine yetebilme duygusuyla toplumda “Ben de varım.” demelerine imkân sağlayacaktır. Engelli istihdam yöntemleri arasında; kota sistemi, korumalı işyerleri yöntemi, kişisel çalışma yöntemi, kooperatif çalışma yöntemi gibi başlıklar sayılabilir. Bu bakış açısıyla, engelli kardeşlerimizin sağlık durumlarının da elverdiği ölçüde çalışma hayatına katılmaları önem taşımaktadır.

Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak çağdaş bir toplum olmanın gereğidir. Engelli bireylerimizin sağlık, sosyal hayata katılım ve istihdam gibi yaşamsal hizmetlerden tam ve eksiksiz faydalanmaları en temel insan hakkı olarak görülmelidir. Engellilerimizin ve ailelerinin yaşam kalitesini arttırmak, geleceğe güvenle ve umutla bakabilecekleri yarınları inşa etmek toplumumuzun öncelikli gündemi olmalıdır. Engelli kardeşlerimizi anlayabilmek için illaki engelli evlatlara sahip olmamız gerekmiyor, bu konuda ihtiyaç ve beklentileri anlamak için empati duygusuna sahip olmak yeterlidir. Engelli bireylerin erken çocukluk döneminde ihtiyaçları olan özel eğitimi yaş ve engel durumuna göre almaları hayatlarını değiştirecektir. Aynı şekilde, çocuklarımızın engel durumunun uygunluğuna göre yapılacak ders dışı etkinlikler de eğitimlerine katkı sağlayacaktır. Duygusal ve fiziksel birçok güçlükle mücadele etmek zorunda kalan engelli çocuk sahibi annelerin de yaşadığı dezavantajları telafi etmek elbette mümkün değildir ama onların bu hayat mücadelelerini anlamak, destekleyici politikalarla hayatlarını kolaylaştırmak mümkündür. Tüm bu planlarda babaların da süreçlere katılıp, çeşitli çalışmalarla çocuğun ve ailenin yaşam kalitesini artırıp annelerin üzerindeki yük alınmalıdır. Son olarak, engelli bireylerimize destek teknolojileri alanında araştırma, geliştirme faaliyetleri artırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Gerekli toplumsal farkındalığın kazanılması dileklerimle ilginiz için teşekkür ediyorum.